La La Land (2016)

 

1

-Sürekli birbirimize rastlamamız çok garip.

-Evet, garip. Belki bir anlamı vardır.

-Pek sanmıyorum.

-Ben de öyle.

La La Land (2016) (10/10)

6 Altın Küre ve 14 Oscar adaylığıyla son birkaç haftanın en çok konuşulan ve sevilen filmlerinden biri olan La La Land (Aşıklar Şehri), komedi ve dram unsurları içeren bir müzikal. Konusunu kimseye sormayın: Hayaller! Filmin yönetmeni ve senaristi Damien Chazelle, Whiplash (2014) ile pek çok ödülün yanı sıra benim için yılın favorisi olmaya da hak kazanmıştı. Uzun zamandır severek izlediğim Emma Stone ve Ryan Gosling ikilisi enerjileriyle hem samimi hem de göz kamaştırıcı olmuşlar. Emma Stone’un Birdman (2014) filmindeki yardımcı kadın oyuncu adaylığından sonra böyle ödül yağmuruna tutulacak bir film bekliyordum ondan, Oscar Ödülleri’nde de kendilerine bol şans dileyerek esas beni ilgilendiren kısma geçiyorum. Çok seveni olan bu filme olan duygularımı üç bölüme ayırarak anlatmak istiyorum.

  1. Poster yayınlandığında filmi mutlaka izleyeceğimi biliyordum.
  2. İlk fragmanı izlediğimde bu filmi seveceğimi biliyordum.
  3. İlk izleyişimde ise önceki olumlu beklentilerimin de üstüne çıkacağını ve bu kadar şaşıracağımı bilmiyordum.

Sinemadan çıktığımda ruhum hafiflemiş ama resmen kalbim kırılmıştı. Bu iki duygunun birleşimi nasıl oluyor diye bana sormayın yönetmene sorun, güzel oluyormuş! Sonraki bir hafta film aklıma geldikçe içlendim, hala soundtrack albümünü dinliyorum. Kısacası çok etkilendim. Eğer siz de benim gibi müzikal seviyorsanız ve klasik müzikal beklentileriyle bu filmi izleyecekseniz şaşırmaya hazır olun, çünkü La La Land beklentileri karşılayıp aynı zamanda incelikle kuralları yıkmayı başarıyor.

Filmin en önemli ve özel unsurlarından biri müziği. Açıkçası filmin ilk yarısında müzik beklentimin altında kalmıştı, özellikle giriş performansında daha gösterişli bir açılış bekliyordum sanırım. Ancak film ilerledikçe samimiyetiyle beni sardı. Damien Chazelle kesinlikle müziği hikayenin dili yapmayı çok iyi biliyor ve duygu yoğunluğunun arttığı sahneler de çoğunlukla müzikle dile getiriliyor. Sonradan anladım ki müzikteki sadelik ve samimiyet, müziğin filmi gölgede bırakmak yerine hikayenin biçimlerinden biri haline gelmesini sağlıyor. Emma Stone ve Ryan Gosling’in güzel ama insanüstü olmayan sesleri hikayeyi daha gerçek ve daha samimi kılıyor.

Kendim yapmışım gibi gurur duyuyorum bu filmle, herkese izletip benim kadar sevmelerini bekliyorum. Siz de izleyin! Gözleriniz, kulaklarınız, ruhunuz beslensin! Eğer çoktan izlediyseniz ve benim gibi hala sağda solda hakkında yazılanlara bakıyorsanız sizi aşağıdaki spoiler dolu kısma bekliyorum.

*SPOİLER*

161212_r29165-1200x746-1480541577

Filmde yıkılan ufak tefek kuralları gördüğümde aklıma ilk gelen şey Chazelle’in modern bir müzikal yaparken gerçekten modernle klasiği kaynaştırmasıydı. Kendisinin ve eleştirmenlerin 1950’lerin müzikallerine bir övgü olarak gördüğü film bence teknik, senaryo, müzik hangi açıdan bakarsanız bakın modernle klasiğin dengeli ve barışçıl bir karışımı. İnternette hep bahsedilen eskiye ait özelliklerden bazıları şunlar: cinemascope tekniğiyle çekilmiş olması, renkler, dekorda sık sık yer alan eski film afişleri ve bazı ikonik çekim mekanları, koreografide ve senaryoda 1950’lerde çekilmiş pek çok müzikali hatırlatan detaylar, ana karakterlerin bariz nostalji tutkusu, genel olarak Yıldızlar Şehri (City of Stars) Los Angeles’a (LA) beslenen sevgi.

İncelikle yıkıldığından bahsettiğim kurallara gelirsek detaylardan büyük resme doğru ilerleyebiliriz sanırım. Tam yakınlaştıkları sırada çalan telefon, gösterişli giriş performansından sonra gerçekliğe dönen trafik, hayalle gerçeğin karıştığı büyülü gerçekçi sahneler, Los Angeles’ın filmlere yansıyan büyülü tarafına karşın sahtelik ve sıradanlık kokan hırçın yüzü ve en önemlisi romantik ilişkilerdeki klasik filmlerde bulamayacağımız modern anlayış.

25276e57292dd22cf3dc3da0b6aeb0cb

Romantik bir filmin sonunun mutlu olup olmadığı geleneksel olarak çiftin kavuşup kavuşmamasına bağlanır. Chazelle bu en önemli kuralı yıkarak mutlu bir son veriyor bize. Bir ilişkinin en önemli kısmı vardığı nokta değil iki insana kattığı şeylerdir diyor kısaca. Mia ve Sebastian’ın sonunda birlikte olamaması kalbimizi kırsa da en çok ihtiyaç duydukları şeyi en doğru zamanda verdiler birbirlerine: Cesareti. Hepimiz umudumuz azaldığında, dikkatimiz dağıldığında ya da yoldan ayrıldığımızda bize kim olduğumuzu ve nereye gitmek istediğimizi hatırlatan birilerine ihtiyaç duyarız. Bu her zaman kolay değildir ve cesaret ister, özellikle yolun sonu sevdiklerimize çıkmıyorsa. Mia ve Sebastian bunu başarabildikleri için La La Land benim için mutlu sonla bitiyor. Filmin başarısının en büyük sebebi de hayal etmenin, çalışmanın ve umudunu kaybetmemenin ne demek olduğunu göstermek bana göre.

Filmin en güzel sahnesi şüphesiz önceki şarkıların ve sahnelerin sentezi olan son sahne. Sebastian’ın Mia’yı tekrar gördüğünde hissettiklerini ve hayalinde yeniden yazdığı geçmişi piyanonun yansımasından izliyoruz. Bir hayatı bir şarkının içine sığdırmak böyle bir şey olsa gerek. Gözleri dolmayan varsa yorum yapmıyorum.

La La Land her izleyicisi için olduğu gibi benim için de ayrıcalıklı bir yerde. Herkes bu filmi izlesin, var olan tüm ödülleri toplasın istiyorum. Siz izleyip benim kadar sevmeseniz de canınız sağ olsun, umarım siz de ruhunuza dokunan bir film keşfetmenin zevkine varırsınız en kısa zamanda.

Söylenecek daha çok şey var aslında, Ryan Gosling’in üç ayda yakın çekimin gerektirdiğinden daha fazla piyano ve tap dansı öğrenmesi veya City of Stars şarkısını söyledikleri sahnenin Emma Stone ve Ryan Gosling’in ilk ve canlı düeti olması yani önceden kaydedilmemiş doğaçlama bir performans olması gibi. (Son anda birkaç bilgi daha sıkıştırdım. 😛 ) İlgilenenler Youtube’da röportaj veya inceleme videolarına bakabilirler. İyi seyirler!

Türkçe altyazılı fragman

İllüstrasyon: Chris Gash (The New Yorker)

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s